Sağlık, diyet, kadın ve cilt bakımı, zayıflama, güzellik sırları

Polikistik Over Sendromuna Bitkisel Çözüm

Polikistik Over Sendromu hanımların korkulu rüyasıdır. Çünkü Polikistik Over Sendromuna (PKOS) yakalanan hanımların bünyelerinde aşırı miktarda erkeklik hormonu (androjen) bulunmaktadır. Bu durum ise üreme çağındaki kadınlarda doğurganlık ile ilgili bir takım sıkıntıların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Araştırmacılar, polikistik over sendromu ile kandaki insülin düzeyi arasında bir ilişkinin varlığından bahsetmektedirler. Polikistik over sendromuna yakalanmış kadınların kandaki insülin düzeyleri normal yaşantılarına devam eden hemcinslerine nazaran daha fazladır. Bu rahatsızlık seyrek veya uzatılmış Menstrüasyon, yüz ve vücutta aşırı tüylenme, kilo alımı, akne, yağlı cilt, saç dökülmesi veya erkek tipi kellik ve pelvik ağrı gibi bir takım belirtilere neden olabilir. Belirtiler herkeste aynı olmayın kişiden kişiye değişebilir.

Bu hormon bozukluğu aynı zamanda insülin direnci, Tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve kalp hastalığı riski ile de ilişkilidir. Bu nedenle, polikistik over sendromunun erken tanısı son derece önemlidir. Her ne kadar polikistik over sendromuna kesin çözüm olacak bir tedavi yöntemi mevcut olmasa da, bu hastalık bir takım tedavi yolları ve bitkisel çözümler ile kontrol edilebilir. Bazı basit doğal ilaçlar, ilaçlar ve yaşam tarzı değişiklikleri, polikistik overin belirtilerini yok etmeye ve komplikasyonları azaltmaya yardımcı olabilir. Peki polikistik over sendromune iyi gelen bitkiler nelerdir? Şimdi bu alanda en etkili 10 bitkisel çözüm ve bu bitkilerin polikistik overe karşı kullanımı hakkında sizlere bilgiler vereceğiz.

Tarçın:

Columbia Üniversitesi’nden bilim adamları tarafından yapılan bir araştırmada tarçın takviyesinin olikistik overli kadınlarda menstruasyon döngüsünün iyileşmesine yardımcı olabileceğini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, Fertility and Sterility dergisinde yayınlanan bir makalede de, bu bitkinin olikistik over’li kadınlarda insülin direncinin düşürülmesine yardımcı olabileceği ve hamile kalma ihtimalini artırdığı vurgulanmaktadır.

Tarçın polikistik over tedavisi için nasıl kullanılır?

tarçın bitkisel çözümBir çay kaşığı tarçın tozu, bir bardak sıcak suya ekleyin. Birkaç ay boyunca veya sonuçtan memnun kalana kadar günlük olarak tüketin. Dilerseniz tarçını gıda takviyesi olarak tıbbi tedavi ile birlikte alternatif tedavi yöntemi olarak ta kullanabilirsiniz. Tarçın kapsülleri günlük 1000mg olacak şekilde tüketilmelidir.

Tahıl, yulaf ezmesi, yoğurt, peynir, fıstık ezmesi ve diğer gıdalar üzerine tarçın tozu serpiştirerek diyetinize bu baharatı da ekleyebilirsiniz. Bu şekilde de polikistik overe bitkisel çözüm geliştirmiş olabilirsiniz.
Not: Bu baharatın günde iki kaşığı fazla tüketmeyiniz. İnsülin direnciyle mücadele için tarçın kullanıyorsanız, önce kan şekeri seviyenizi düşürmek için tedavi olunuz. Kan şekeri düşmediği sürece tarçının polikistik over hastalığına etkisi oldukça sınırlı olacaktır.

2. Keten tohumu

Keten tohumu, kandaki erkeklik hormonu olan androjen seviyesini düşürmeye yardım ettiği için polikistik over raahtsızlığı ile mücadele etmek için de kullanılabilir. Testosteronun kanda bağlandığı cinsel hormon bağlayıcı globülin (SHBG) üretimini artıran lignanlar içerdiğinden, testesteronun aşırı kıllanmaya neden olmasına ve vücuda zarar vermesine engel olur. Yani aşırı kıllanmaya bitkisel çözüm keten tohumudur.

Ayrıca, lif bakımından zengin olması nedeniyle, keten tohumu, glikoz metabolizmasını yavaşlatır ve kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olur. Bu harika tohumda bulunan omega-3 yağ asitleri aynı zamanda rahim içerisindeki iltihabı azaltır, kan basıncını düşürür ve kalp hastalığı gibi kronik hastalık riskini azaltır.

Keten Tohumu PKOS için nasıl Kullanılır?

Bir ya da iki yemek kaşığı taze öğütülmüş keten tohumunu bir bardak suda karıştırın. Birkaç ay boyunca veya sonuçtan memnun kalana kadar günlük olarak tüketin.
Ayrıca, öğütülmüş keten tohumlarını, tatlılara, çorbalara ve salatalarınıza ekleyerek günlük beslenmenizde ve diyetinize düzenli olarak kullanın.

3. Nane Çayı

Nane çayı anti-androjenik özelliklere sahip olduğu için ve nane yapraklarının içerisinde bulunan esansiyel yağlar nedeniyle PKOS ile başa çıkmada yardımcı olabilir. Phytotherapy Research dergisinde yayınlanan bir araştırmada, nane çayı içen kadınların kanlarındaki serbest ve toplam testosteron düzeyi azalmakta ve lüteinizan hormon (LH) ve follikül uyarıcı hormon seviyelerini (FSH) artmakta olup bu hormanlar kadınlarda aşırı kıllanma yani hirsutizmi yok etmektedir. Türk toplumu ve diğer akdeniz toplumlarında da kadınların vücut kıllanma şikayetleri fazla olduğu için nane çayı içilmesini sadece polikistik over şikayeti olan kadınlara değil, aynı zamanda sadece aşırı tüylenme şikayeti olan hanımlara da tavsiye ederiz.

Bir fincan suyu bir tencerede kaynatın.
Bir çay kaşığı kurutulmuş marmelat yaprağı ekleyin.
5-10 dakika kaynatın.
Bu çayı günde iki kez birkaç hafta boyunca sıkın ve için.

4. Elma Sirkesi Polikistik Over e iyi gelir mi?

Elma sirkesi, PKOS ile mücadelede de faydalıdır. Zira elma sirkesi, kan şekerini kontrol etmeye yardımcı olur ve vücudunuzun çok fazla insülin üretmesini önler. Daha az insülin, daha az testosteron anlamına gelir. Bunun yanısıra, elma sirkesi metabolizmayı hızlandırarak zayıflama, kilo vermenize ve genel sağlığınızı iyileştirmenize yardımcı olur.

İki çay kaşığı çiğ filtrelenmemiş doğal elma sirkesi bir bardak suyla karıştırın.
Sabahları yemeklerden önce günlük olarak tüketin. Birkaç hafta boyunca veya gelişme görene kadar devam edin.
Elma sirkesi dozajını günde iki veya üç defa cam başına iki çorba kaşığı kadar kademeli olarak arttırabilirsiniz. Tadı sizin için fazla kesif olursa, elma sirkesini turunçgiller ile ya da vişne suyu gibi diğer meyve suları ile karıştırın.

5. Çemen

Çemen vücuttaki glikoz metabolizmasını destekler ve insülin direncini geliştirir. Bu da hormonlarınızı dengelemeye yardımcı olur. Ayrıca kolesterolü düşürmenize, kilo kaybına yardımcı olmanıza ve kalp sağlığına iyi gelir.

Üç çay kaşığı çemen tohumunu altı ila sekiz saat suda bekletin. Bir çay kaşığı ıslanmış tohumları boş bir kasede sabahları bir miktar balla birlikte alın. Ayrıca, öğleden önce yaklaşık 10 dakika ve akşam yemeğinden önce bir çay kaşığı tohumdan alın. Bu tedaviyi birkaç hafta boyunca veya iyileşme görene kadar devam edin.
Çemen tohumları ve yaprağını kilo vermek ve zayıflamak için normal diyetinize de ekleyebilirsiniz.
6. Cüce Palmiye Ekstresi (Saw Palmetto)

Bu bitki bir anti-androjen özellikli olup, 5-alfa-redüktaz blok aktivitesi gibi davranır ve testosteronun dihidrotestosteron (DHT) olarak adlandırılan daha aktif bir şekle dönüştürülmesini azaltır. Bu sırayla PKOS’lu kadınlarda hirsutizm veya aşırı kıllılığın önlenmesine yardımcı olabilir. Aynı zamanda yeni çıkan vücut kıllarının incelmesine yardımcı olur.

Bitkisel tıp uzmanları, bu bitkinin PKOS tedavisinde kullanılmasını genelde öneriyorlar, çünkü hormonal dengesizliği gidermeye yardımcı olur.

Birkaç ay boyunca her gün 320 mg standartlaştırılmış cüce palmiye özütü alın. Sıvı ekstrakt alıyorsanız, günde bir çay kaşığı yeterli olacaktır.

Not: Bitkilerin güvenli ve etkili bir şekilde kullanılmasını sağlamak için PKOS için bu veya herhangi bir bitkisel ilaç kullanmadan önce ruhsatlı bir kadın doğum hekimine danışdığınızdan emin olun.

Yorum yaz

Yaşlanmayı Geciktiren Yiyecekler: Yaşlanma Karşıtı Besinler

Yaşlanmayı Geciktiren Yiyecekler: Yaşlanma Karşıtı Besinler

yaşlanma karşıtı besinler

yaşlanma karşıtı besinler

Eski zamanlardan beri insanların aradıkları bir takım ütopik maddeler bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi gençleştirici iksirlerdir. Tabii ki böyle bir iksir bulunmamaktadır. Ancak bazı bitkisel karışımlar kişide yaşlılık belirtilerinin daha az oluşmasına yardımcı olur. Yaşlılığın en önemli belirtilerinden bir tanesi kırışıklıktır. Kırışıklıklar ameliyat olmadan tamamen yok edilemez ki zaten ameliyatla bile estetik görüntünün kaybolmaması ve hoş bir görüntü oluşması isteniyorsa tamamı ile yok edilmez. Bu yüzden bıçak altına yatmaktansa aynı etkiyi belirli süreç içerisinde sağlayan bitkisel tedavilerin uygulanması önerilmektedir.

Yaşlanmayı geciktiren besinler:

Anti aging besinler, insanlar tarafından genel olarak sıkıcı ve tatsız olarak bilinmektedir. Ancak bu yanlıştır. Anti aging beslenmek için de her gün son derece faydalı ve besleyici egzotik yiyecek yiyecekler tüketilebilir. Bu süper gıdalar genel olarak besinler arasındaki en zengin anti-oksidanlar sahibi besinler olarak bilinmektedir. Yaşlanmanın belirtilerini azaltarak kişi çok daha genç gösterecek olan anti aging beslenme planının mutlaka doktora başvurularak yapılması gerekmektedir. Doktor kontrolünde oluşturulan beslenme planı ile son derece genç gözükmek mümkündür. Unutulmaması gerekir ki bu sadece kişinin görüntüsü ile alakalı bir durumdur. Ancak benzerlik olarak insan vücudunun da sağlıklı ve genç kalması için doğru bir beslenme planına sahip olmak gerektiğidir. Bu yüzden hem kırışıklık önleyici etkisi olan besinlerin olduğu hem de vücuda gerekli vitamin ve mineral açısından yeterli olan bir beslenme planının hazırlanması gerekmektedir.

Anti aging besinler: Yaşlanmayı önleyen besinler

Anti aging beslenme planı için yenebilecek meyve sebzeler şu şekilde sıralanabilir:

1 – Yaşlanmayı ne geciktirir: Fındık:

Fındık her zaman sağlıklı bir beslenme planının içerisinde bulunmuştur. İçerisinde bol miktarda vücuda gerekli vitamin ve mineralleri bulundurur. Ancak tabii ki bunun yanı sıra yağ oranı da biraz fazladır. Bu yüzden belirli miktarda tüketilmesi gerekmektedir. Kaju fıstığı, ceviz ve badem omega-3 yağları açısından zengindir. Bunların arasında en etkili ve yararlı olanının ceviz olduğu söylenebilir. Yalnızca çeyrek fincan ceviz normal omega-3 yağ asidi ihtiyacının ortalama olarak %91’ini karşılamaktadır. Ayrıca, fındığın içerisinde bulunan doymamış yağlar da kalp ve damar sağlığı koruyucu etki göstermektedir.

2 – Yaşlanma karşıtı meyveler:

Çilek, egzotik bir meyve olduğu kadar aynı zamanda kişinin gençleşmesine yardımcı olan özellikler içermektedir. Bu özelliklerini içerdiği flavonoidlerden almaktadır.
Genel olarak bol bol flavonoid içeren meyveler şu şekilde sıralanabilir:
– Çilek
– Böğürtlen
– Karamut
– Yaban mersini
– Kuş üzümü
Bu flavonoidler, Anti-aging etkilidir ve aynı zamanda kişinin kanser olmasını da engeller. Çilek aynı zamanda ölen hücrelerin yerine yeni hücrelerin gelişme sürecini hızlandırıcı bir etkiye sahiptir.

3 – Yaşlanma karşıtı yiyecekler: Yoğurt:

Yoğurt bu durum için tüketilebilecek en ideal besinlerden bir tanesidir. Hem kalori oranı düşük olup hem de protein açısından son derece zengin bir kaynaktır. Yoğurtta bulunan insan sağlığına katkıda bulunan dost bakteriler sindirim sistemini üzene sokarak kişinin bağırsak sağlığının korunmasına yardımcı olur.
Yoğurdun içerisinde çokça bulundurduğu maddeler şu şekilde sıralanabilir:
– Riboflavin
– Fosfor
– Kalsiyum
– B12 vitamini
Bu besin neredeyse her diyetisyen tarafından tüm beslenme planlarına eklenen bir besindir. Mutlaka herkes tarafından tüketilmesi gerekmektedir.

4 – Yaşlanmaya iyi gelen besinler: Avokado:

Avokado, haklı olarak mucize meyve olarak adlandırılır. Bunun nedeni antioksidanlar açısından çok zengin bir besin olmasıdır. Özellikle potasyum ve E vitamini açısından fazlasıyla ihtiyacı karşılamaktadır. 2 günde bir avokado tüketilmesi bu maddelerin eksikliğinin giderilmesi yardımcı olacaktır.

5 – Yaşlanmayı geciktiren gıdalar: Sarımsak:

Sarımsağın sağlık açısından yararları yüzyıllardır bilinmektedir. Rutin olarak sarımsak tüketen kişinin bağışıklık sistemi günden güne güçlenir. Daha düşük kan basıncı ve kolesterol sahibi bir kişi olmayı sağlar. Sarımsağın antiviral ve antifungal olarak kullanıldığı birçok alan vardır. Bu özelliklerinin yanı sıra aynı zamanda kanser hücrelerinin büyüyerek çoğalmasını bir hayli yavaşlatır.

6 – Yaşlanmayı yavaşlatan besinler: Tam tahıllar:

Kinoa, kahverengi pirinç ve yulaf kepekli tahıllar, sindirim sisteminin sağlığına katkıda bulunur ve aynı zamanda cildi de sıkılaştırır. Bunu içerisinde bol miktarda lif bulundurması ile sağlar. Tahılların kalp hastalığı riskini ve ciltteki kırışıklığı azaltmak için mutlaka tüketilmesi gerekmektedir.

7 – Yaşlanmayı yavaşlatan bitkiler: Yeşil sebzeler:

Yeşil sebzeler vücudun hücrelerini serbest radikallere karşı korumayı sağlayan anti-oksidanlar açısından oldukça zengin bir besin sınıfıdır. Bu zararlı serbest radikallerin daha hızlı yaşlanmaya neden olduğu bilinmektedir.
Ayrıca, yeşil sebzeler çeşitli hastalıklara karşı bağışıklık sağlamaya yardımcı olan fitokimyasallar bakımından da zengindir.

En çok tüketilmesi önerilen yeşil sebzeler şu şekilde sıralanabilir:
– Lahana
– Brokoli
– Ispanak

Yeşil sebzelerin içerisinde en çok bulundurduğu maddeler şu şekilde sıralanabilir:
– Vitamini
– Kalsiyum
– Lif

Bu maddeler yaşamın sağlıklı bir şekilde devam etmesini sağlayan temel maddelerdendir. Ayrıca çoğu vücudu UV ışınlara karşı korumakla yükümlüdür.

8 – Somon:

Bedenin sağlıklı olabilmesi için kişinin metabolizmasının sağlıklı bir döngüde işlemesi gerekmektedir. Bunu sağlayan temel bileşen ise omega 3 yağ asitleridir. Bu yağ asitleri kişinin metabolizma hızını arttırdığından dolayı hem vücudun yağ dengesinin sağlık bir düzeyde korunması sağlanır hem de ciltteki kırışıklıkların önlenmesi sağlanır. Düzenle olarak en az haftada 2 kez, omega 3 yağ asidinin en fazla bulunduğu somon balığının tüketilmesi gerekmektedir. Tabii ki taze somon balığının tüketilmesi daha etkili olacaktır ancak bulması kolay değildir. Bu yüzden konserve somon / ton balığı tüketilmesi de etkili olacaktır.

9 – Yaşlanma nasıl geciktirilir: Bal tüketimi:

Bal lezzet katmak için kullanılabileceği gibi aynı zamanda sağlığın korunması için de kullanılabilir. İçerisinde bolca antioksidan içeren bir besindir. Uzmanlar tarafından yapılan araştırmaların sonuçlarına göre en çok içerdiği vitaminler B6 vitamini ve C vitaminidir. Bu araştırmaların aynı zamanda gösterdiği bazı faydalar vardır. Bu faydaların genel olarak anksiyete ve hafıza kaybı için olduğu söylenebilir. Bal da en fazla bulunan mineraller ise kalsiyum, niasin ve tiamindir.

10 – Kırışıklıkları önlemek için doğal yöntemler: Zeytinyağı:

Günümüzde sağlıklı olmanın altın kuralı ve besini olarak gösterilen besin zeytinyağıdır. Ayçiçeği yağlarının içerdiği yağ asitleri yapısal olarak bozulmaya yatkındır ve kolesterol olarak vücutta depolandıkları için kişinin sağlığını olumsuz etkilerler. Ancak zeytinyağı öyle değildir. Hem yapısal açısından dayanıklılığı hem de vücutta yakılışı açısından son derece sağlıklı bir besindir. Aynı zamanda flavonoidler içerdiğinden dolayı kişinin cilt sağlığını da yakından etkilemektedir. Cildin kırışmasına neden olan sebumsal boşlukları doldurarak kırışmanın büyük ölçüde önüne geçer.

11 – Şarap:

Genel olarak alkol tüketimi faydalı değildir. Ancak bu alkollü içecekler arasında şarabın yeri farklıdır. Şarap çok tüketilmediği sürece vücuda oldukça yararlıdır. İçerisindeki flavonoidler ve kan yapıcı bileşenler sayesinde kişinin kan dolaşımını düzenler. Bu sayede cildin kırışması da büyük ölçüde azaltılmış olur.

Yorum yaz

Burun Üzerindeki Siyah Noktalar Nasıl Giderilir: Burun Üzerindeki Siyah Noktalara Bitkisel Çözüm

Burun Üzerindeki Siyah Noktalar Nasıl Giderilir: Burun Üzerindeki Siyah Noktalara Bitkisel Çözüm

burun üzerindeki siyah noktalara bitkisel çözüm

burun üzerindeki siyah noktalara bitkisel çözüm

Burundaki siyah noktaları yok etmek:

Siyah noktalar en sık burun üzerinde ve burun çevresinde oluşur. Bu noktaların oluşma nedeni ciltte bakteri ve kir birikimidir. Siyah noktalar için kozmetik çözümlerin yanı sıra burun üzerindeki siyah noktalar için doğal yöntemler de kullanılabilir.

Burundaki siyah noktalardan kurtulmak: Burundaki siyah noktalar için bitkisel çözüm

1. Burundaki siyah noktalar nasıl gider: Yüz temizliği:

Burun üzerindeki siyah noktaların oluşumunu önlemek için yüz temizliğine dikkat edilmelidir. Günde 2 ya da 3 kez yüz bitkisel bir sabun ile temizlenebilir. Ardından cilde bir nemlendirici uygulanır. Özellikle yatmadan önce cilt derinlemesine temizlenmelidir.

2. Burun siyah nokta maskesi:

Siyah noktaların giderilmesi için cilt maskeleri de uygulanabilir. Özellikle kil maskesi gözeneklerin tıkanmasını engellerken kir ve yağı arındırır. İki yemek kaşığı kil, su ve limon suyu ile karıştırılır. Tüm malzeme iyice karıştırıldıktan sonra cilde uygulanır. Yaklaşık 15 dakika kadar ciltte bekletilir. Ardından soğuk su ile yıkanır. Yumuşak bir havlu ile cilt kurulanır.

3. Burundaki siyah noktalar nasıl giderilir: Yastık kılıfı değiştirin:

Yastık kılıfları sık sık değiştirilmelidir. Her hafta değiştirilmelidir. Cilt üzerindeki yağlar ve kir yastık kılıfına geçer. Uzun süre aynı yastık kılıfı kullanıldığında kir cilde yapışır ve gözeneklerin tıkanmasına neden olabilir. Bu da siyah nokta oluşma riskini artırır.

4. Siyah noktalar için diş macunu:

Burun üzerindeki siyah noktalara uygulanan bir diğer çözüm de diş macunudur. Ancak beyaz diş macunu kullanılmalıdır. Mavi, yeşil ya da beyazlatıcı diş macunları kullanılmamalıdır. Yaklaşık 10 dakika kadar ciltte bekletilebilir.

5. Burundaki siyah noktalar için buhar uygulaması:

Buhar uygulaması için siyah nokta tedavisinde kullanılan en etkili çözümler arasındadır. Bir tencerede su kaynatılır. Başın üzerine bir havlu konarak tencereden çıkan buharın cilde gelmesi sağlanır. Buhar uygulamasından sonra cilt yumuşak bir havlu ile kurulanabilir.

6. Burundaki siyah noktalar için öneriler Uyumadan önce makyaj çıkarılmalıdır:

Makyaj cildin kapanmasına neden olurken gözeneklerin yapışmasına neden olabilir. Bu da siyah nokta oluşma riskini artırır. Makyaj ürünleri çok sık kullanılmamalıdır. Aynı zamanda mutlaka gece yatmadan önce çıkarılması gerekir. Makyaj temizleme ürünlerinin yanı sıra gül suyu da kullanılabilir.

7. Siyah nokta için bal maskesi:

Bal da siyah nokta tedavisinde kullanılabilir. Burun üzerindeki siyah noktaların üzerine doğrudan biraz saf bal uygulanabilir. Bal cildin temizlenmesine yardımcı olurken aynı zamanda anti septik özelliklere sahiptir. Yaklaşık 5 dakika kadar ciltte bekletilerek kuruması beklenir. Ardından ılık su ile yıkanır. İşlem günde 2 kez tekrar edilebilir.

8. Siyah nokta yumurta maskesi:

Yumurta akı cilt bakımı ve cilt sağlığı için sık kullanılan bir yöntemdir. Siyah noktaların azalmasına yardımcı olur ve cildi temizler. Bir adet yumurtanın beyazı iyice çırpılır. Köpük haline geldikten sonra cilde uygulanır ve cilt yumuşak bir fırça ile fırçalanır. Ardından soğuk su ile yıkanır. 10 dakika kadar ciltte bekletildikten sonra ıslak bir bez yardımı ile cilt temizlenebilir. Bu işlem cildin temizlenmesini sağlarken aynı zamanda cilde yumuşak bir görünüm verir.

9. Siyah noktalar için yeşil çay:

Yeşil çay genellikle siyah nokta tedavisi için kullanılan yaygın yöntemlerden biridir. Yeşil çay yapraklı hamur haline getirilerek cilde uygulanabilir. Bunun için yapraklar ezilerek su ile karıştırılır ve hamur haline getirilir. Hamur cilde uygulandıktan sonra cilt birkaç dakika kadar fırçalanır. Ancak çok sert hareketler yapılmamalıdır. Bu uygulama cildin tazelenmesine yardımcı olurken aynı zamanda canlanmasını sağlar. Hamuru ciltten arındırmak için ılık su kullanılabilir. Ciltteki yağ ve kir kolayca arındırılır.

Burun üzerindeki siyah noktalar estetik bir sorun olarak kabul edilir. Bu sorunun giderilmesi için bitkisel ve doğal çözümler denenebilir. Bu çözümler kısa sürede cildin temizlenmesine ve canlanmasına yardımcı olur. Aynı zamanda cildi besler ve cilt yapısını güçlendirir. Özellikle yeşil çay ve yumurta askı maskelerinin mutlaka uygulanması önerilir. Eğer siyah noktalar bu yöntemler ile geçmiyorsa bir doktora gidilebilir.

Yorum yaz

Ergenlik Sivilceleri Nasıl Geçer: Ergenlik Sivilcelerine Bitkisel Çözüm

Ergenlik Sivilceleri Nasıl Geçer: Ergenlik Sivilcelerine Bitkisel Çözüm

ergenlik sivilcelerine bitkisel çözüm

ergenlik sivilcelerine bitkisel çözüm

Ergenlik sivilceleri nasıl gider?

Herkes olgunlaşma dönemi geçirmektedir. Vücut hormon ve vücut şekli açısından olgunlaşarak normal halini alır. Bu zaman içerisinde kızların ses tonu incelerek otururken erkeklerin de kalınlaşır ve daha bariton bir ses halini alır. Erkeklerde adem elması belirginleşir, dölleme özelliği kazanılır. Kaslar gelişir ve belirginleşir.
Ancak bunların yanı sıra hormonlardaki düzensizlik nedeni ile vücutta sivilce oluşumu gözlemlenmektedir. Fazla yağlar cilt yüzeyine gönderilir ve burada kese halini alarak sivilce oluşturur. Bu sivilceler genel olarak ergenlik sivilceleri olarak adlandırılırlar.

Akne, sivilce, kistler, siyah nokta ve beyaz baş gibi çeşitli biçimlerde adlarda gözlemlenebilirler. Bir de ergenliğin neden olduğu duygusal hassaslık sivilceleri büyük bir sorun haline getirmektedir. Çirkin oldukları düşüncesi ağır basan gençler bunlardan kurtulmak için birçok ilaca başvururlar ya da sivilceleri patlatmaya karar verirler. Ancak patlatmak en yanlış işlemdir. Uygulanan kimyasal kremler de cilt üzerinde bozulmalar yaratabilirler. Bu yüzden bitkisel tedavilerin kullanılması tavsiye edilir.
Yağ bezleri, sebum maddesini genellikle doğru miktarda salgılar. Ama ergenlik çağındaki kişilerin vücudundaki hormonal değişiklikler nedeniyle bu bezleri daha aktif olabilir ve bu yüzden aşırı sebum salgılayabilirler. Bu sonuçlar nedeniyle çok fazla ölü deri hücresi ve gözenekleri sebum dolarak tıkanır. Bu gözeneklere bakteriler ve mikroplar da dolabilir.

Ergenlik sivilcelerinden kurtulma yolları: Ergenlik sivilceleri için çözümler

Ergenlik sivilcelerinden kurtulmak için uygulanabilecek doğal tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:

1 – Sivilceler için temizleyici antibakteriyel ürünler:

Sivilce oluşumunu etkileyen en önemli neden temizliktir. Yüzün temiz tutulmaması sebum üretiminin de fazlalığı ile beraber yüzde çok faza sivilce çıkmasına neden olabilir. Bu yüzden yüzün temiz tutulması gerekmektedir. Tabii ki bu durum sadece ergenlik çağındaki kişiler için değil herkes için geçerlidir. Ancak ergenlik çağındaki kişilerde sivilce oluşumu çok daha fazla sayıda ve yüksek ihtimalde olacağı için bu kişilerin çok daha önem vermesi gerekmektedir. Anti-bakteriyel yüz sabunlarından temin ederek her sabah uyandıktan hemen sonra ve her gece yatmadan önce yüzün bu sabunla köpürtülmesi ve güzelce durulanması gerekmektedir. Bunun rutin olarak uygulanması sivilcelerin ciddi oranda azalmasına ve hatta sivilce çıkmamasına yardımcı olabilir.

2 – Sivilceye nemlendirici iyi gelirmi?

Bazı akne türleri kuru ciltlerde kendini göstermektedir. Ciltteki yağın yetersizliğinden dolayı yağın birikimi ve sivilce oluşumu gözlemlenmektedir. Bu tür sivilcelerden kurtulmak için gerekli olan çözüm nemlendirici kullanmaktır. Nemlendirici içerisinde doğal yağlar barındırmaktadır. Bu yüzden nemlendirici kullanılması ciltteki yağ oranının dengelenmesini sağlayacaktır. Düzenli olarak her sabah ve her gece yatmadan önce nemlendirici kullanılması etkili olacaktır.

3 – Sivilceler için peeling:

Kişinin derisi bu dönemde sivilceler nedeni ile pullu bir görünüm alabilir. Bu durumun nedeni yüzdeki az olan yağın da sivilce keselerinde toplanmasıdır. Bu sefer yüz kuru kalır ve cilt pul pul gözükmeye başlar. Bunun önüne geçmek için gerekli olan cilde peeling uygulanması ve bol bol su içilmesidir.

4 – Tonik sivilceye iyi gelirmi?

Yüz temizliğinden sonra bir pamuk topağı yardımı ile yüzü beslemeye yardımcı olan bazı tonikleri kullanmak cildi besleyerek yağ ve sebum dengesini düzene sokar. Ancak bu toniklerin yüzün her bölgesine uygulanması gerekmektedir ve mutlaka kuruması sağlanmalıdır. Bu ürün gözeneklerde biriken sebum ve mikropların yok edilmesine yardımcı olarak kirin yüzdeki gözeneklerden atılmasını sağlar. Yağ ve diğer kirlerin gözeneklerin içine hapsolmasını engeller. Akne toniği ya da bunun yerine elma sirkesi bu işlem için kullanılabilir. Elma sirkesini tonik olarak kullanmak cildin yağ dengesinin korunmasına yardımcı olacaktır.

5 – Yüze dokunmaktan kaçınılmalıdır:

Birçok insan yüzüne gün içerisinde çok kez dokunur. Bu durum yetişkinler için bile yanlışken ergenlik çağındaki kişiler için çok daha yanlıştır. Nedeni ise ellerin her yere değiyor olmasıdır. Gün içerisinde her yere değerek bakteri ve mikrop dolan eller yüze sürüdüğü zaman yüzdeki geniş gözenekler içerisine bakteriler ve mikroplar dolar. Bu da hem yüzün yağlanmasına yol açar hem de sivilce oluşmasına yol açar. Bu yüzden eller gerek olmadıkça yüze sürülmemelidir.

6 – Sivilce için su tüketimini artırmak:

Su, vücut gibi yüz için de çok önemli bir maddedir. Her gün 8 10 bardak su içmek temiz görünümlü bir cilde sahip olmanın en önemli etkenlerinden bir tanesidir. Bir kişi dışarı çıktığında mümkünse yanında bir pet şişede su bulundurması gerekmektedir.

7 – Sivilcelere iyi gelen yiyecekler ile iyi bir beslenme planı:

Cilt bozuklukları aynı zamanda yüzde de gerçekleşir ve bunun temel nedenlerden bir tanesi sağlıksız beslenmedir. Her gün en az 5 porsiyon kepekli ekmek, sebze ve meyve alarak iyi bir diyeti takip etmek çok önemlidir. Sağlıklı bir vücuda sahip olmak sağlıklı bir cilde sahip olmayı kolaylaştırır. Bu diyetin cilt üzerindeki etkileri en az 1 hafta içerisinde fark edilecektir.

8 – Yastık kılıfı değiştirilmelidir:

Yastık kılıfları yatağın en çok kir ve toz tutan yeridir. Gün içerisinde ellerde kollarda yüzde ve boyunda, kısacası yastığa değen tüm bölgelerde biriken bakteriler ve mikroplar yastığa yapışır. Bu yüzden sık sık yastık kılıflarının değiştirilmesi ve mümkünse yastıkların silinerek temizlenmesi gerekmektedir.

9 – Stresten sivilce çıkarmı?

Pek çok hastalığın nedeni olabildiği gibi sivilce oluşumunun da nedeni stres olabilir. Gün içerisinde iş, eğitim ve benzeri sebeplerle strese girmek yakın zamanda sivilce oluşumuna neden olabilir. Aslında strese girmemek mümkün değildir. Bu yüzden strese girmemeye çalışmak yerine stresten kolay yollarla kurtulmaya çalışmak daha avantajlı olacaktır. Bunun için yapılabilecek en önemli işlem kişinin ruhunu dinlendiren meditasyon ve yoga tarzı rahatlatan egzersiz türleridir.

10 – Düzenli egzersiz:

Her gün düzenli olarak egzersiz yapmak gerekmektedir. Bu egzersizler kişinin kan dolaşımını hızlandırır. Bu yüzden yüz bölgesine de yeteri kadar kan gider ve sebum dengesi korunur. Gözenekleri temizleyen mekanizma çalışır ve biriken yağ çok daha kısa sürede dışarı atılarak sivilce oluşumu engellenir. Her gün en yarım saat hızlı tempo yürümek ya da yavaş tempo koşmak gerekmektedir.

11 – Benzoil peroksit:

Benzoil peroksit akne eğilimli alanlarda cilt losyonu ya da sabun şeklinde kullanıldığı zaman çok etkili sonuçları olduğu gözlemlenmektedir. Ürün cildin temizlenmesinin yanı sıra yeni hücrelerin çok daha hızlı üretilmesine yardımcı olur. Bu karışım sıvının içerisinde cilt üzerindeki tahrişin önlenmesi için % 3 oranında benzoil peroksit bulunmaktadır.

12 – Salisilik asit:

Benzoil peroksite benzer şekilde, salisilik asit de ölü hücrelerden kurtulmaya yardımcı olur. Yeni deri hücrelerinin oluşmasını ve büyümesini teşvik eder. Sonuç olarak, akne cildin kurumasına neden olur ama salisilik asit çözeltisinin topikal (sürülerek) olarak uygulanması ile bu kuruluğun büyük ölçüde önüne geçilmiş olur. Rutin olarak en az 1 hafta boyunca her gün gece yatmadan önce uygulanması gerekmektedir.

13 – Sivilcelere limon uygulamak

Sivilceler için limon da etkili bir çözümdür. Sivilcenin üzerine biraz limon suyu sürülür. Ciltte kuruması için beklenir. Daha sonra ılık su ile durulanır.

Yorum yaz

Diş Beyazlatmak İçin Ne Yapılır: Diş Beyazlatmanın Doğal Yolları

Diş Beyazlatmak İçin Ne Yapılır: Diş Beyazlatmanın Doğal Yolları

diş beyazlatmanın doğal yolları

diş beyazlatmanın doğal yolları

Dişler nasıl beyazlar?

Köpük gibi beyaz dişlere sahip olmak büyük olasılıkla herkesin hayalidir. Göz alıcı beyazlığa sahip olması gerçekleşebilir. Ne de olsa kimse sarı renkli bir gülümsemeden hoşlanmaz. Diş renginin beyaz olmaması diş sağlığı veya kalıtımsal özelliklerden dolayı olabilir. Bazı dişler yapılan tedavilerde daha fazla beyazlama gösterirken bazılarında daha hafif bir değişim yaşanır. Bunun nedeni dişin yapısı ve birtakım alışkanlıklardır. Bu alışkanlıklar kahve, çay, kola gibi diş sağlığını ve rengini bozan içeceklerdir. Diş renginin beyazlatılması için gereken her şey mutfaklarda bulundurulan doğal ilaçlardır. Yan etkisi olmayan ve diş etine zarar vermeyen doğal ilaçlar ile birkaç hafta içinde diş renginde gözle görülür bir fark oluşur.
Beyaz dişler için uygulanabilecek en etkili doğal ev ilaçları şu şekilde sıralanabilir:

Bu doğal ilaçlar yıllardır kullanılan kullanımı kolay ve etkili ilaçlardır. Diş sağlığı ve beyazlığı için evin vazgeçilmezi haline gelmişlerdir.

Dişleri beyazlatmak için ne yapmalı: Diş beyazlatmak için doğal yöntem

1 – Karbonat diş beyazlatma yöntemleri:

Sarı dişlerin beyazlatılmasında karbonat oldukça kolay ve hızlı etki eden bir doğal ilaçtır. Dişin ön yüzündeki rengi atarak dişe parlaklık verir. Karbonat tedavisinde gerekli malzemeler sadece karbonat, diş fırçası ve diş macunudur. Bir yemek kaşığı karbonatı diş macunu ile karıştırın ve dişlerinizi fırçalayın. Ilık su ile durulayın. Haftada iki kez karbonat uygulaması ile mükemmel sonuç verecektir.
Bazı diş yapılarında doğal ilaçlar daha geç etki gösterir. Eğer karbonat rengi açmıyorsa karışıma sirke ve limon suyu eklenir ve karışım güçlendirilir. Birkaç hafta uygulamadan sonra diş renginde fark görülecektir. Diş fırçası yerine başka bir malzeme ile de dişler ovulabilir. Yaklaşık iki haftalık uygulamadan sonra fark ortaya çıkacaktır.

2 – Portakal kabuğu ile diş beyazlatma:

Portakal kabuğunun mucizevi etkisi ile sağlıksız ve sarı renkli dişlerden kolaylıkla kurtulmak mümkün! Bir parça portakal kabuğu ile dişlerinizin her yerini ovun. Bunu her gece yatmadan önce uygulayın. Portakal kabuğunun içindeki C vitamini diş sağlığına iyi gelir ve renginin açılmasına yardımcı olur. Bir hafta boyunca düzenli uygulama ile diş rengindeki değişim ortaya çıkacaktır.

3 – Çilekle diş beyazlatma:

C vitamini ile dolu olan çilek, daha sağlıklı ve daha parlak dişlere sahip olunmasını sağlar. Birkaç tane çileği ezin ve hamur haline getirin. Dişlerin her yerini ovarak çileği yayın. 10 gün veya duruma göre daha uzun süre düzenli olarak yapılmalıdır.

4 – Diş beyazlatma için oksijenli su:

Hidrojen peroksit diş beyazlatmak için en iyi doğal ev ilaçlarından biridir. Sarı renkli dişlerden düşünülmeyecek hızda kurtarır. Hidrojen peroksidi her gece yapmadan önce ağzınızda gargara yapın. Eğer kısa bir zamanda etkisini göstermez hidrojen perokside karbonat ekleyin. Ve karışımı diş fırçasına sürerek dişlerinizi fırçalayın. Bunun dışında iyi bir diş macunu ile de günde 3 kez dişlerin fırçalanması unutulmamalıdır.

5 – Diş beyazlatma limon uygulaması:

Sarı dişleri beyazlatmak için en iyi ev tedavilerinden biri limonun özellikleridir. Birkaç damla limon suyunu ve birkaç yemek kaşığı tuzu karıştırın. Karışımı lekeli dişlerin üzerine ovarak uygulayın. Şiddetli bir şekilde uygulamayın. Diş etlerine zarar verilebilir. Ilık su ile gargara yapın ve durulayın. Bu karışım hafta iki kez kullanılabilir.

6 – Diş beyazlatmak için tuz:

Listedeki bir sonraki öğe tuzdur. Tuz, dişler için mükemmel bir temizleyicidir. Bu madde dişlerin temizlenmesini sağladığı gibi aynı zamanda parlamasını da sağlamaktadır. Kayıp mineral içeriğini doldurmak gibi bir özelliği de bulunmaktadır. Bu sayede de dişlerin tekrar parlak beyazlığına ulaşmasını sağlamaktadır. Bunun için 2 yemek kaşığı tuz ile bir tüp diş macununu karıştırarak bunu devamlı olarak dişleri fırçalamak için kullanmak gerekmektedir. Ayrıca bir kaşık da kabartma tozu ile karıştırmak çok daha etkili olmasını sağlayacaktır. Bu karışım ile mükemmel sonuçlar elde etmek için dişlerin her gün 2 kez (sabah uyanınca ve gece uyumadan önce) yumuşak kıllı bir diş fırçası ile fırçalanması gerekmektedir.

7 – Dişleri beyazlatan bitkiler: Fesleğen:

Fesleğenin bir hafta kullanılması ile parlak ve bembeyaz dişlere sahip olmak mümkündür. Bu bitkinin yaprağı temin edilir ve birkaç saat boyunca güneşin altında kurumaya bırakılır. Yapraklar kuruduğunda diş macunu ile karıştırılarak yoğurulur ve hamur kıvamını alana kadar bu işle yapılmaya devam edilir. Bu karışım ile her 2 kez (sabah uyanınca ve gece uyumadan önce) dişler fırçalanırsa bir hafta içinde fark gözle görülür boyutta olacaktır.

8 – Diş beyazlatma için elma:

Elma, özü diş macunu yapımında kullanılan bir meyvedir. İçerisinde enzimler ve bileşenler sayesinde dişlerin parlak ve bembeyaz gözükmesine yardımcı olur. Aynı zamanda dişlerde plan ve tartar oluşumunun da önüne geçmektedir. Elma tüm bu özellikleri içerisinde bulundurduğu asidik enzim topluluğu sayesinde sağlamaktadır. Brokoli, havuç ve salatalık gibi diğer sebze ve meyveleri de diş beyazlatmak için kullanmak mümkündür.

9 – Kömür:

Kömür, sarı dişlerden kurtularak onları beyaz ve parlak yapmak için harika bir yoldur. Yapılması gereken tek şey, biraz kömür tozu alıp diş macununu ile karıştırmaktır. Eğer işe yaramazsa kömür tozu ve gül suyu ile beraber diş macunu güzelce karıştırılır. Günde 2 kez (sabah uyanınca ve gece uyumadan önce) uygulanması halinde beyaz ve parlak dişler elde edilecektir.

10 – Diş beyazlatmaya yarayan bitkiler: Tespihağacı:

Tespihağacı beyaz dişler elde etmeye yarayan bileşenler içermektedir, ancak aynı zamanda kötü nefes sorunundan kurtulmaya da yardımcı olur. Üstelik tedavisi de oldukça kolaydır. Bunun için yapılması gereken tek şey biraz tespihağacı yağı alınması ve düzenli olarak diş macununu ile karıştırılması gerekmektedir. Günde iki kez (sabah uyanınca ve gece uyumadan önce) dişlerin fırçalanması gerekmektedir. Bu şekilde ve bu karışımla fırçalamak yeterli olacaktır.

11 – Muz kabuğu diş beyazlatır mı?

Sarı dişler için bir başka büyük çarenin de muz kabukları olduğu söylenmektedir. Tek yapılması gereken kabukları 2 3 dakika boyunca tüm dişlerin iç dış bölgelerine sürmek gerekmektedir. Günde 2 kez olmak üzere bu karışım ile dişler güzelce fırçalanmalıdır.

12 – Bitter çikolata:

Bilindiği üzere tabii ki çikolata diş sağlığı için kötüdür. Ancak bitter çikolatanın böyle bir etkisi yoktur. Diş yüzeyine sertleşir ve sonra yendikçe yumuşar. Bu çikolata türünün abartı miktarda yenmediği sürece kalp için bile olumlu tedavileri vardır. Diş sağlığı için önemli olsa da ve iyi gelse de fazla tüketilmemesi gerekmektedir. Yoksa tam ters tepkiler vererek dişlerde çürümeye neden olabileceği gibi şeker hastalıklarının başlangıcının oluşum göstermesine de neden olacaktır.

13 – Havuç:

Havuç kişinin dişlerinin sararmasını engelleyen tuzaklardan bir tanesidir. En iyi sonucu elde etmek için yarıdan kesilen havucun dişlerin tüm yüzeylerine sürülmesi gerekmektedir.

Yorum yaz

Göz Kanlanması Nasıl Geçer: Göz Kanlanmasına Bitkisel Çözüm

Göz Kanlanması Nasıl Geçer: Göz Kanlanmasına Bitkisel Çözüm

göz kanlanmasına bitkisel çözüm

göz kanlanmasına bitkisel çözüm

Göz kanlanması neden olur?

Göz kanlanması gözün renkli kısmı dışında kalan beyaz bölümün pembe ya da kırmızı bir hal almasıdır. Bu bölgede gözün en dış tabakasının altında kan birikmesi olur. Kanlanma da bu yüzden görülür.

Göz kanlanmasının nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

1. Alerjik göz kanlanması:

Göz alerjileri, gözlerde kanlanma olmasına neden olan faktörlerin başında gelmektedir. Birçok kişide bulunan bu alerji türü gözleri sulandırır, kanlandırır ve kaşındırır. Göz alerjileri bağışıklık sisteminde oluşan bir sorun nedeni ile meydana gelmektedir. Bağışıklık sistemi alerjenler ile savaşmak için bir histamin girişiminde bulunur ve diğer maddelerin serbest bırakarak gözlerde antikorlar üremesine yardımcı olur. Bu da gözlerde kızarıklık, kaşıntılı ve sulanma oluşmasına neden olabilir.

2. Göz kanlanması enfeksiyon işareti olabilir:

Kırmızı, kaşıntılı ve şiş gözler enfeksiyon nedeni ile oluşum gösterebilir. Ortak göz enfeksiyonu türleri:
– Konjonktivit veya pembe göz: Konjonktivit gözleri kızartan ve tahriş eden bir göz enfeksiyonu türüdür. Bu tür virüs etkenli olarak geliştiği için genellikle kolay kolay antibiyotiklere cevap vermez. Ekstrem koşullarda konjonktivit türü de kaşıntı ve akıntıya neden olabilir.
– Blefarit: Blefarit gözlerin kanlanmasına neden olan bir başka göz enfeksiyonudur. Bu tür ise göz çukurlarında ve kapakların kabarcıklar halinde şişmeler görülebilir. Antibiyotikler ile zor da olsa iyileştirilebilen bir göz enfeksiyonu türüdür.

Göz kızarıklığının nedenleri şunlardır:

– Uyku eksikliği
– Alkol kullanımı
– Sigara kullanımı
– Kalitesiz kontakt lensler
– Gözlerin aşırı sürtünmeye maruz kalması
– Vücudun doğal histamin üretimi
– Soğuk algınlığı
– Saman nezlesi
– Grip

Göz kanlanmasına ne yapılmalı: Göz kanlanması için doğal çözümler

1. Beslenme planı:

Diyet göz sağlığı üzerinde önemli etkilere sahip olan bir durumdur. Omega – 3 yağ asitleri, A vitamini, B vitamini, C vitamini, E vitamini, demir minerali ve çinko minerali açısından zengin olan besinlerin tüketilmesi gerekmektedir. Tabii ki tüm mineraller ve vitaminler vücut için gereklidir, ancak bu vitaminler ve mineraller özellikle göz sağlığı için oldukça önemlidir. B kompleks vitaminlerinde görülebilecek bir eksiklik gözlerde kızarıklık olmasına ve diğer çeşitli göz hastalıklarına yol açabilir. A vitamini de bilindiği üzere görme yeteneğini geliştiren bir vitamindir. Gözlerde kanlanma olmasını önlemek için karotenoidler ve lutein açısından zengin gıdaların tüketilmesi gerekmektedir.

2. Soğuk kompres:

Kırmızı gözleri kez şişme bebekleri, hangi kolayca evde tedavi edilebilir eşlik eder. Şişliği azaltmak için bir buz veya soğuk kompres saatte uygulanır. Soğuk kompres, gözlerde kızarıklık azaltarak kan damarları daraltır için yardımcı olur. Temiz bir beze sarılı buz küpleri de kullanabilirsiniz. Buz torbası kullanırken, buz yanık önlemek için ince bir bez sarın. Soğuk kompres, göz çevresindeki sıvı tutulması da azaltacaktır.

3. Sıcak bezi:

Gözlerin kanlanmasının önüne geçmek için sıcak uygulamasının etkili sonuçlar gözlemlenmektedir. Bunun en ideal kullanımlarından bir tanesi sıcak bez uygulamasıdır. Bir bez kaynar suyun içerisine bir çatal ya da kaşık yardımı ile sokulur. Birkaç kez çevrilir ve ardından kaynar suyun içerisinden çıkarılarak 10 dakika beklemeye bırakılır. Bu süre içerisinde yeterince ılınan bez düzgün bir şekilde gözün üzerine yerleştirilmelidir.
Dikkat edilmesi gereken nokta bezin sıcaklığıdır. Bez dayanılabilecek ve göze zararı olmayacak en yüksek sıcaklıkta olmalıdır. Bezi el bileklerinize koyduğunuzda o şekilde durabiliyor ve çekmek zorunda kalmıyorsanız yeterli miktarda ılındığı söylenebilir.

4. Göz kanlanmasına damla:

Göz damlası göz kanlanmasının tedavi edilmesine yardımcı olan en etkili tedavi yöntemlerinde bir tanesidir. Şişmiş ve kan çanağına dönmüş gözleri normale döndürür ve gözdeki tahrişi iyileştirir. Göz damlaları, histamin, şişlik ve kaşıntı kontrol eden bileşenler içerir. Bu tıbbi damla günde 4 kere kullanılmalıdır. Ancak doktorun önerdiği dozda kullanılmasında fayda vardır. Aksi takdirde diğer göz sorunlarının oluşmasına neden olabilir.

5. Vasoconstrictors:

Vasoconstrictors, de kanlanan gözler için uygulanabilecek bir göz damlası çeşididir. Ancak bu göz damlasının farklı olan etkisi kan damarları üzerindeki etkisidir. Bu etkisi damarların genişlemesini sağlamaktır. Genişleyen damarlarda kan daha rahat akar ve çatlama görülmez. Bu yüzden gözde de kanlanma görülmemiş olur.
Ancak doktorun tavsiye ettiği dozda ve sıklıkta kullanılması gerekmektedir. Aksi takdirde uzun bir süre vasoconstrictors kullanıldığında, “redbount” adındaki kırmızı noktalı ve uzun süre geçmeyen kızarıklıklar oluşabilir. Bu durum göz açısından kanlanma dışında birçok rahatsızlığın ve göz kusurlarını gelişim göstermesine neen olabilir.

6. Göz kanlanmasına salatalık:

Salatalık, kırmızı ve şiş gözler tedavisinde çok etkili bir besindir. Kızarıklığı hafifletmek için salatalık dilimlenmeli ve birer dilimi göz kapaklarının üzerine güzelce yerleştirilmelidir. Eğer salatalık buzdolabından bekledikten sonra bu işlem uygulanır ise çok daha etkili sonuçlar elde edileceği kanıtlanmıştır. Bu durum hem salatalık tedavisini hem de soğuk kompres tedavisini kapsadığı için oldukça hızlı etki eden bir yöntem olarak bilinmektedir. Soğuk salatalık diliminin kan damarları üzerindeki etkisi sayesinde kanlanmanın önüne geçer. İçerisindeki bileşenler sayesinde de tahrişi tedavi edici özellikleri ile iltihabı, şişkinliği ve göz tahrişi azaltır. En iyi sonucu elde etmek için salatalık dilimlerini yerleştirmeden önce 10 15 dakika kadar dondurmak gerekmektedir. Bu işlem ekstra etki sağlar

Alternatif ve daha da etkili bir tedavi için salatalık dilimleri yarım saat kadar gül suyunda beklettikten sonra buzdolabında dondurarak uygulamak gerekmektedir. Donan salatalık dilimleri 20 dakika boyunca göz kapaklarının üzerlerinde bekletilmelidir. Bu tedavi gözlerin altındaki koyu halkaları azaltmaya yardımcı olur.

7. Göz kızarıklığına gül suyu:

Gül suyu ile gözlerin yıkanması göz enfeksiyonu nedeni ile oluşan kanlanmanın tedavi edilmesini sağlayan etkili maddelerden bir tanesidir. Gözler üzerinde soğutma etkisi yaratmak için günde en az 2 ya da 3 kez gül suyu ile yıkanması gerekmektedir. Alternatif olarak, bir pamuk topağı gül suyuna batırılarak tamamı ile ıslatılır ve 15 dakika boyunca buzdolabında bekletilir. Anında yardım almak için kapalı gözlerin üzerine bu pamuklar güzelce yerleştirilir. Gözlerinin içine de doğrudan birkaç damla gül suyu damlatılabilir.

8. Göz kanlanmasına çay pansumanı:

Yeşil çay iltihap giderici bir etkiye sahiptir. Bu etkisi sayesinde göz kanlanmasının tedavi edilmesini sağlar. Soğuk kompres tedavisi yöntemi ile uygulanması çok etkili olmaktadır. Yeşil çay poşetleri demlendikten sonra buzdolabına konarak donması beklenir. 20 dakika sonra bu çay poşetleri buzdolabından çıkarılıp göz kapaklarını üzerine yerleştirilmelidir. 20 dakika da göz kapaklarının üzerinde bekletilip sonra kaldırılmalıdır. Daha uzun süre tutmak soğukluğu nedeni ile göze zarar verebilir.

9. Göz kızarıklığına karşı süt ve bal karışımı:

Süt ve bal anti bakteriyel ve yatıştırıcı özellikleri sayesinde göz kanlanmasının tedavisi için yardımcı bir ilaç olarak kullanılabilir. Eşit miktarda bal ve süt birbiri içerisinde güzelce karıştırılır. Bu karışım tamamen karıştırıldığında hamur kıvamına gelmektedir. Pürüzsüz bir hamur olan karışım gözler üzerine yapıştırılarak uygulanır. 20 dakika kadar beklendikten sonra göz kapakları bol su ile durulanarak temizlenir.

Yorum yaz

Sinüzit Nasıl Geçer: Sinüzite Bitkisel Çözüm

Sinüzit Nasıl Geçer: Sinüzite Bitkisel Çözüm

sinüzite bitkisel çözüm

sinüzite bitkisel çözüm

Sinüzit neden olur?

Sinüzit bir solunum yolu hastalığıdır. Dört haftadan daha kısa süren türüne akut sinüzit denirken; dört haftadan fazla süren türüne kronik sinüzit denilmektedir. Sinüzit hava yollarında özellikle burun ve göz arkasında bulunan hava boşluklarında oluşan iltihaptır. Bu boşluklar mukusla dolar ve bakteri barındırır. Bu durumda sinüzite bağlı olarak baş ağrısı ortaya çıkabilir.

Sinüzitin başlıca belirtileri şunlardır:
– Göz çevresi, alın ve yanak kemikleri arkasında şişlik hissi ve acı
– Hapşırma nöbetleri
– Nazal akıntı ve kan birikmesi (sarı-yeşil)
– Koku duyusunda azalma
– Öksürük
– Düşük dereceli ateş
– Işığa karşı hassasiyet
– Kızarıklık ve gözlerde sulanma
– Diş ağrısı (nadiren)

Sinüzit nasıl önlenir?

1. Tetikleyicilerden uzak durmak:

Farklı faktörler farklı kişilerde sinüs enfeksiyonu tetikleyebilir. Bu mevsim, güneş, soğuk algınlığı, saman nezlesi, alerji gibi nedenlere bağlı olabilir.

2. Hava kanallarını nemlendirmek:

Sinüzit, burun ve hava kanallarının kurumasına neden olur. Yeteri kadar nem olmadığında burun kanalı kurur. Bu nedenle buhar uygulamaları önerilir. Günde 3 ya da 4 kez uygulanabilir.

Sinüzite ne iyi gelir: Sinüzit için bitkisel tedavi

1. Sinüzit burun yıkama uygulaması

Sinüs enfeksiyonunda burun içerisinde biriken mukusun atılması çok önemlidir. Biraz tuz ve su karıştırılarak burun kanallarına uygulanabilir. Bu işlem mukus tabakasının çözülmesini ve burundan dışarı atılmasını kolaylaştıracaktır. Kullanılan suyu oda sıcaklığında olmasına dikkat edilmelidir.

Burun kanalları yıkanırken suyu içerisine şu maddeler de eklenebilir:
– Elma sirkesi
– OTC anti-mikrobiyal çözüm
– Deniz tuzu
– Hidrojen peroksit
– Kekik yağı

2. Sinüzite buhar banyosu

Hafif sinüs enfeksiyonlarında burun ve sinüs kanalları nemli tutulmalıdır. Bu nedenle en sık kullanılan çözüm buhar uygulamasıdır. Buhar mukusun çözülmesini sağlarken acı ve inhalasyonu da azaltır.
– Bir kaba sıcak su doldurulur. Üzerine hafifçe eğildikten sonra buharın burun bölgesine gelmesi sağlanır. Ardından başın arkasına kabı da kapsayacak şekilde temiz bir havlu yerleştirilir. Bu şekilde 10 ya da 15 dakika boyunca sudan çıkan buhar teneffüs edilir.

Buhar inhalasyon sürecini geliştirmek için çeşitli malzemeler su içerisine eklenebilir. Bu malzemeler şunlardır:
– Uçucu yağlar; okaliptüs, çam veya biberiye (bu yağlar baş ağrısı azaltılmasında yardımcı ve doğal içerir.)
– Ticari bir decongestant merhem
– Deniz tuzu (dezenfektan özelliği vardır)
– Çay ağacı yağı
– Soğan kıyılmış ya da soğan püresi
– Kekik yağı
– Ezilmiş sarımsak

3. Sinüzite çay tedavisi

Çay sinüs enfeksiyonlarında uzun yıllardır kullanılan bir çözümdür. Yeşil ya da siyah çay kullanılabilir. Bitkisel çaylarda oldukça etkilidir. Çayı etkisi artırmak için içerisine bazı maddeler eklenebilir. Bu maddeler şunlardır:
– Sarımsak püresi
– Kekik yaprakları
– Adaçayı yaprağı
– Limon suyu
– Ezilmiş zencefil
– Toz tarçın
– Limon otu yaprakları

4. Sinüzite soğuk kompres ve sıcak kompres:

Sinüzit hastalarına sıcak ve soğuk kompres de önerilir. Bu işlemler yüzde oluşan ağrıların hafiflemesine yardımcı olur. İki adet havlunun biri soğuk suya diğer sıcak suya batırılır. Önce sıcak havlu ağrıyan yüz bölgesine uygulanır. Havlu soğumaya başladığında soğuk suya batırılan havlu yüze uygulanır. Uygulama yaklaşık 1 dakikalık periyotlar halinde yapılabilir. Bu uygulamalar şişlik ve ağrıyı hafifletmeye yardımcı olur.

5. Vitaminler:

D3 vitamini enfeksiyonlara karşı koruma sağlar. Bu nedenle alınması önerilir. Takviye şeklinde kullanılacak ise doktora danışarak kullanılması önerilir. C vitamini takviyeleri de ek olarak alınabilir. Ayrıca C vitamini ve D3 vitamini içeren besinler bol bol tüketilmelidir.

Sinüzite iyi gelen bitkisel çaylar ile sinüzite iyi gelen şifalı bitkiler mutlaka kullanılmalıdır. Ancak sadece doğal ve bitkisel çözümler kullanılmamalıdır. Sinüzit için mutlaka bir doktora görünülmesi gerekir.

Yorum yaz

Sivilcelere Ne İyi Gelir: Sivilce İçin Bitkisel Çözüm

Sivilcelere Ne İyi Gelir: Sivilce İçin Bitkisel Çözüm

sivilce için bitkisel çözüm

sivilce için bitkisel çözüm

Sivilce neden çıkar?

Sivilce sorunu gençler arasında yaygın olsa da yetişkinlerde de görülmektedir. Estetik bir sorun olarak görülen sivilce sorunu gözeneklere biriken bakteri ve kir nedeniyle oluşur. Hormonal hastalıklara ya da diğer cilt sorunlarına bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Sivilce sorunu daha çok yağlı ciltlerde görülür. Oldukça rahatsızlık veren bir sorun olan sivilceler için ilaç tedavilerinin yanı sıra bitkisel çözümler de uygulanabilir.

Sivilce nasıl geçer: Sivilcelere bitkisel çözüm

1. Sivilceye çözüm: Sülfat:

Sülfat sivilcelerin tedavisinde kullanılan etkili çözümlerden biridir. Sülfat, magnezyum içeriği ile sivilcelerin kurumasına yardımcı olur. Aynı zamanda anti inflamatuar bir ajandır.
– Temiz bir bez epsom tuzu ve sıcak su çözeltisi içinde bekletilir. Sıcak bir şekilde sivilcelerin olduğu bölgelere kompres olarak kullanılır. İşlem günde 3 ya da 4 kez tekrar edilebilir
– Sülfat bakterileri öldürür ve toksinleri temizler. Ayrıca cildin yağ dengesini korur. Akne için etkili bir çözümdür.

2. Sivilce için bitkisel yağlar:

Çay ağacı yağı ve lavanta yağı da sivilce tedavisinde kullanılmaktadır. Pek çok kozmetik ürün içerisinde bulunan lavanta yağı ve çay ağacı yağı cilt bakımında da kullanılır.
– Bu yağlardan bir miktar alınarak cilde doğrudan uygulanabilir. Bir gece boyunca ciltte bekletilmesi önerilir.
– Çay ağacı yağı ve lavanta yağı inflamasyon ve kızarıklıkları azaltırken aynı zamanda anti bakteriyel özellikler gösterir.

3. Sivilcelere elma sirkesi:

Elma sirkesi asidik içeriği ile sivilcelerin kurumasına yardımcı olur. Kızarıklıkları azaltır ve sivilcelerden kaynaklanan ağrıyı hafifletir.
– Biraz elma sirkesi bir pamuk yardımı ile sivilcelerin üzerine doğrudan uygulanabilir.
– Her gün düzenli olarak kullanıldığında kısa süre içerisinde sivilceler hızlı bir şekilde kuruyacaktır.

4. Sivilcelere yeşil çay maskesi:

Yeşil çay antioksidan özelliklere sahiptir. Bu özelliği ile sivilce tedavisinde olumlu sonuçlar verir.
– Sivilcelere doğrudan uygulanır. Cildi yatıştırıcı bir etkisi vardır ve kızarıklıkları azaltır.

Deri altına sivilce neden oluşur?

Deri altında oluşan ağrılı sivilcelerin nedeni genelde hormonal rahatsızlıklar olsa da başka nedenleri de olabilir. Kullanılan kozmetik ürünlere ve bakım ürünlerine dikkat edilmelidir. Kimyasal içerikli ürünlerin kullanılması tavsiye edilmez. Bitkisel ürünler her zaman daha sağlıklı ve daha faydalıdır.

Ayrıca alkol ve tütün kullanımı da sivilce oluşumunu tetikleyebilir. Bu nedenle fazla alkol tüketilmesi ve sigara kullanımı önerilmez.
Seyahat ederken, cilt hava ve nem değişikliklerine maruz kalmaktadır. Bu da deride hasara neden olur. Yüz yıkamak için sadece şişe suyu kullanılması önerilir. Musluk suyu cildin tahriş olmasına neden olabilir. Ayrıca güneşin zararlı ışınlarından korunmak için koruyucu güneş losyonları tercih edilebilir. Cilt her zaman nemli ve temiz tutulmalıdır.

Cilt üzerinde oluşan sivilceler sıkılmamalı ya da patlatılmamalıdır. Bu sivilce geçtikten sonra ciltte iz kalmasına neden olabilir. Enfeksiyonun önlenmesi için etkilenen bölgelere dokunulmamalıdır. Ayrıca, yüksek karbonhidrat içeren besinler, kola ve abur cubur yiyecekler de tüketilmemelidir.

Deri altı sivilceleri nasıl geçer?

Beslenme düzeni sivilce oluşumunda son derece önemlidir. Aşırı yağlı yiyeceklerden kaçınılması önerilir. Daha çok sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmelidir.

Stresten uzak durulması önerilir. Stres ve gerginlik de sivilcelerin oluşmasına neden olabilir. Stres kontrolünü sağlamak için meditasyon ya da yoga gibi teknikler uygulanabilir.

Sivilce ciddi bir sağlık sorunu olmasa da estetik açıdan rahatsız edici bir sorundur. Her gün düzenli olarak sabahları bir yüz temizleyici kullanılması önerilir. Gün içerisinde de yüz sık sık su ile yıkanabilir. Ancak kullanılan temizleyicilerin alkol içermemesi gerekmektedir. Bitkisel çözümler de kullanılabilir. Eğer sivilce sorunu giderek artıyorsa bir dermatoloğa başvurulması önerilir.

Yorum yaz